"İslâm yenilenmez. Anlayışı yenilemek gerekir. – Anlayış mı?.. Nurun aynadaki aksi… Aynayı yenilemek…" Necip Fazıl

"Ey Büyük Doğu Gençliği; üfle o mualla ruhundan ruhumuza! Ateşin gençlik peyda olsun, gümbür gümbür gelelim!" Necip Fazıl

"Mekan Anadolu, Zaman İslamiyet!.." Necip Fazıl

"Ha tüfeği olmayan asker, ha öfkesi olmayan fikir!.." Necip Fazıl

"Bizim için tek ve mutlak iyi, doğru ve güzel, İslâmiyettir." Necip Fazıl

"Genç adam düşün! Evvelâ insanoğlunun düşünmekten büyük haysiyeti olmadığını düşün!" Necip Fazıl

16 Nisan Referandum Açıklamamız

Basına ve milletimize!…

Bilindiği gibi 16 Nisan 2017 Pazar günü ülkemiz ve milletimiz için büyük önem arz eden halk oylaması yapılacaktır.
Sahip olduğu köklü medeniyetten aldığı ruh ve anlayış ile kendi iradesini ortaya koyan Müslüman Türk milletinin, insanlığa en büyük armağanı ve bilinen devletler tarihi içerisinde ŞAHESER diye nitelenebilecek devletler üstü bir müessese olan OSMANLI Devleti’nin zayıflama süreci ile beraber aynı azamet, kudret ve adaleti inşa edebilecek bir sistemin arayışı son 300 yılın bitmez tartışması olarak tarihe kaydedilmiştir.

Tanzimat ile başlayan, Islahat ve Meşrutiyet ile beraber Batılılaşma ve Yenilikçilik mikrobu tüm vatan sathını sarmış ve hastalığın bu mikrop ile çözülebileceği Batı ve Batıcılar tarafından devletimize dayatılmıştır. Oysa çözüm olarak dayatılan Batıcı her girişim yaramızı ve hastalığımızı daha da derinleştirmiş, Müslüman Türk milleti kültür ve medeniyetinden koparılmış, sınırları itibari ile 25 milyon km2’den bugünkü sınırlarına kadar gerilemiştir.

Bir millet kendi rejimini doğurmaz ise rejim kendi milletini doğurur. Ve alakasız bir rejimden de alakasız bir millet doğar. Binlerce yıllık tarihi ve kültürel birikimi ile kendisini nasıl yönetebileceğini ve kendisine en uygun yönetim biçimlerini seçen milletimize her anlamda bize çok uzak Batıcı yönetim biçimleri dayatılarak hem devletimizin kimyası bozulmuş hem de milletimizin idrakleri iğdiş edilmiştir.

Batının kendi sorunları olan insan hakları, hürriyet, çağdaşlaşma, emek, sermaye, kadın hakları, vesayet, kendi kendini idare gibi meseleler topraklarımızda ve devletimizde sorun değilken Batı ve Batıcılar tarafından bizim meselemiz gibi algılatılmış ve çözüm olarak da kendi sistemlerini önererek olmayan sorunları ülkemize sokmuşlardır. Yokluğumuzda varlık bulan Batı, Cihanşümul bir devletin mirası üstünde kurulu devletimizin yeniden dünya mazlumlarının umudu olmasına mani olmak için Batı raylarından çıkmamıza engel olmaya gayret göstermektedir.

Parlamenter sistemin getirdiği savruk kurumsallaşma ve kurumlar arası çatışma Milli iradeye karşı cephe alınmasına, kurumsal vesayetin oluşmasına sebep olmakta. Öyle ki; Milli iradenin tecellisi olarak görülen hükümetler dahi çoğu zaman bu kurumların baskısı altında işlevselliğini yitirmekte yöneten değil yönetilen durumuna düşmekte ve görevini yapamaz hale gelmektedir.

Böylece Devlet ile Millet arasındaki anlayış farkı arttıkça her geçen gün uçurumun kenarına giden bir Türkiye gerçeği ortaya çıkmaktadır.

Bu bakımdan 16 Nisan Pazar günü yapılacak halk oylamasında milletimizin oylayacağı Cumhurbaşkanlığı sistemini; milli, yerli ve kendi irademiz ile ortaya konmuş bir sistem olması hasebi ile kıymetli görüyoruz. Önümüzdeki halk oylamasını tek adam ve diktatörlük merkezli bir tartışmaya dönüştürme girişimlerini ise yersiz, haksız ve kötü niyetli buluyoruz. Dün Osmanlı Devletinde Padişahın yetkilerini tartışma konusu yapanlar nasıl ki Padişahın yetkilerini elinden alma bahanesi ile aslında Osmanlı Devletinin dibini oydularsa bugün de Batı karşısında güçlü bir irade ve güçlü bir iktidar istemeyenler mevcut sistemin devamını istemektedir.

Batı Emperyalizminin Ortadoğu ve İslam Coğrafyası üzerinde zulüm politikalarını ve fiilerini şiddetli bir şekilde hissettirdiği bu zamanda ve zeminde İslam Coğrafyası’da yeniden güçlü bir Türkiye’nin ihtiyacını şiddetli bir şekilde hissetmektedir. Çünkü güçlü bir Türkiye, güçlü bir Türk dünyası demektir. Güçlü bir Türkiye, güçlü bir İslam dünyası demektir.

Bu sebeple BÜYÜK DOĞU idealimize giden yolda, Müslüman TÜRK’ün, tarihî misyonuna yepyeni bir devlet nizamıyla tekrar dönmesinin yolunun açılacağına dair ümidimiz ile Genel Merkezimiz ve 18 il temsilciliğimiz ile yapılan istişareler neticesinde 16 Nisan halk oylamasında tercihimizin “EVET” olması ve “EVET” tercihinin desteklenmesi kararı alınmıştır.
Saygılarımızla…

BÜYÜK DOĞU FİKİR OCAKLARI DERNEĞİ
Yönetim Kurulu Adına
Yönetim Kurulu Başkanı
Mehmet KAYA

YOLUMUZU AYDINLATANLAR

HADİSELERİN MUHASEBESİ